Osmanlı Devleti Merkez Teşkilatı

AnasayfaTARİH

Osmanlı Devleti Merkez Teşkilatı

Merkez Teşkilatı Hükümet, Ordu ve eyaletlerin yönetimi padişaha bağlı olarak teşkilatlandırılmıştır. Padişah ülkenin her tarafındaki bütün bir

İlk Türk İslam Devletleri
Rönesans ve Reform Hareketleri
Fikir Akımları

Merkez Teşkilatı

  • Hükümet, Ordu ve eyaletlerin yönetimi padişaha bağlı olarak teşkilatlandırılmıştır.
  • Padişah ülkenin her tarafındaki bütün birimleri yönetim merkezi olan İstanbul’dan yönetmiştir.

Saray

  • Padişahlar Fatih sultan Mehmet döneminden itibaren 19. yüzyıla kadar Topkapı Sarayı’nda oturmuşlardır.
  • Yönetim merkezi olan Osmanlı Sarayı Bîrun, Enderun ve Harem olmak üzere üç kısımdan oluşmuştur

Birun: Askeri, ekonomik, sosyal ve siyasal hayatın gerektirdiği görevleri yerine getiren kollardan oluşmuştur.

Enderun: Sarayın iç bölümüdür. Devşirmelerin eğitim gördüğü Enderun mektebi bu bölümde yer almıştır.

Harem: Hükümdarın ve ailesinin bulunduğu ve saray kadınlarının eğitim gördüğü bölümdür.

Not: Devşirme sistemine göre alınan çocuklar Anadolu’daki Türk ailelerinin yanına gönderilerek Türk İslam kültürüne göre yetiştirilmişlerdir. Daha sonra bir kısmı eğitilmek üzere Edirne, Galata, İshak Paşa ve İbrahim Paşa saraylarına, bir kısmı da Acemi Oğlanlar Ocağına gönderilmiştir. Saraylara gönderilen çocuklar eğitildikten sonra seçime tabi tutularak bir kısmı Topkapı Sarayına diğer kısmı da kapıkulu süvari ve Silahtar bölüklerine yerleştirilmiştir.

Dolmabahçe Sarayı (1856): Sultan Abdülmecid tarafından yaptırılmıştır. Avrupa tarzında inşa edilen ilk saraydır.

Çırağan Sarayı (1863): Yapımına Abdülmecid döneminde başlanmış Abdülaziz döneminde tamamlanmıştır.

Yıldız Sarayı: İkinci Abdülhamit tarafından ilaveler yaptırılarak yönetim merkezi olarak kullanılmıştır.

Beylerbeyi Sarayı (1865): Abdülaziz döneminde inşa edilmiştir yazlık saray ve konuk evi olarak kullanılmıştır.

İstanbul’un yönetimi

  • İstanbul’da adaletten İstanbul Kadısı, güvenlikten Yeniçeri Ağası, Belediye hizmetlerinden Şehremini, İmar faaliyetlerinden Mimarbaşı sorumlu olmuştur. Genel sorumlu ise Sadrazam’dır.

Divan’ı hümayun;

  • Devletin her türlü işlerinin görüşüldüğü divan kurulu, aynı zamanda yüksek mahkeme olarak çalışmıştır.
  • Divan’da son söz Padişaha aittir.
  • Üyeleri Padişah tarafından seçilmiştir.
  • Divan Hümayunun temeli Orhan bey döneminde atılmış ve sınırların genişlemesi ile üye sayısı da artmıştır.
  • Kuruluş döneminde Padişah başkanlığında toplanan Divanıhümayun Fatih dönemi itibari de Sadrazamlar başkanlığında toplanmaya başlamıştır.

Osmanlı devletinde yönetici sınıfı üç bölüme ayrılmıştır;

  1. Seyfiye: Merkez ve taşradaki bütün idari ve askeri yöneticilerden oluşmuştur. Veziri azam vezirler yeniçeri ağası kaptanıderya Örnek olarak gösterilebilir.
  2. İlmiye: Adalet, Eğitim ve Din işlerini yürüten sınıftır. Şeyhülislam ve kazasker başta olmak üzere merkez ve taşradaki bütün kadılar ve müderrisler bu sınıfı oluşturmuşlardır.
  3. Kalemiye: Yazışmaları ve Ekonomik faaliyetleri düzenleyen sınıftır. Defterdar, Nişancı, Reisülküttap örnek olarak gösterilebilir.

Divan Üyeleri

Padişah: Fatih’ten itibaren divan toplantılarına katılmamışlardır. Bu durum Sadrazamların güçlenmesine zemin hazırlamıştır.

Sadrazam: Padişahın mutlak vekili olup Fatih’ten itibaren divan başkanı olmuştur. Sadrazam Padişahtan sonra gelen en yüksek devlet memurudur.

Vezirler: Askeri ve Siyasi işlerden sorumlu olmuşlardır. İçlerinden en tecrübelisi sadrazam olarak atanmıştır.

Kazasker: İlmiye sınıfına mensup olan kazasker adalet, eğitim ve diyanet işlerine bakmıştır. Divan’da büyük davalara bakan kazaskerler kadı ve müderrisleri atamış veya görevden almışlardır.

Defterdar: Maliye işlerinden sorumludur

Nişancı: Padişaha ait evraklara padişahın tuğrasını çeken, dış devletlerle olan yazışmaları düzenleyen, toprak sistemini tanzim eden divan üyesidir.

Reisülküttap: Divan’da katiplerin şefidir. 17. yüzyıla kadar nişancıya bağlı çalışmıştır daha sonra dış işleriyle ilgili resmi kayıtların tutulması sorumluluğu Reisülküttap’a verilmiştir.

Kaptanı Derya: Osmanlı devletinde donanmanın başkomutandır.

Yeniçeri ağası: Yeniçerilerin başı olan yeniçeri ağası vezirler arasından seçildiğinde divanın daimi üyesi olmuş, vezir olmayanlar ihtiyaç dahilinde divana katılmışlardır.

Şeyhülislam: Divan’da alınan kararların İslamiyete uygun olup olmadığı konusunda fetva vermiştir. Halifeliğin Osmanlı devletine geçmesi ile önemi artmış, Kanuni döneminde protokol bakımından Sadrazama denk hale gelmiştir.

YORUMLAR

WORDPRESS: 0
DISQUS: 0