DEPRESYON VE ANKSİYETE

AnasayfaSağlık

DEPRESYON VE ANKSİYETE

Sık Karşılaştığımız İki Duygu Durum Bozukluğu : Depresyon ve Anksiyete Depresyon ve anksiyete günümüzde çok sık karşılaştığımız psikolojik bozukl

Hidroksiklorokin’e Dair Herşey (Korona Tedavisi)

Sık Karşılaştığımız İki Duygu Durum Bozukluğu : Depresyon ve Anksiyete

Depresyon ve anksiyete günümüzde çok sık karşılaştığımız psikolojik bozukluklar arasında geliyor. Toplumumuzda birçok kişiyi etkilemekte ve günlük yaşam kalitelerinin düşmesine ve kişinin huzurlu bir yaşam sürmesine engel olmaktadır. Son zamanlarda bu kadar yaygınlaşan bu duygu durumu bozukluklarıyla ilgili konuşmadan önce, isterseniz depresyon ve anksiyetenin tanımlarıyla başlayalım.

Depresyonun psikiyatrik olarak 3 farklı anlamı bulunmaktadır. Bunlardan biri, normal bireylerde ara sıra görülebilen ve çevre değişikliği, uyumda zorlanma ya da kayıp sonrası duruma adapte olma gibi durumlara yönelik oluşan normal duygusal tepki için kullanılır. Bir diğer kullanımı ise, normal yaşamın üzgün, durgun, mutsuzluk dolu geçmesidir ve normal dışı duygu durumunu belirtir. Üçüncü kullanımı ise, özgül bir ruhsal rahatsızlığı belirtmektedir.

Anksiyetenin temeli korkuya dayanır. Bir endişe ve gerginlik halidir. Vücutta; göğüste sıkışma hissi, titreme, çarpıntı, karın ağrısı, terleme, bağırsaklarda hareketlilik ve tuvalete çıkma isteği, baş ağrısı, korku ve huzursuzluk, endişe, kaygı gibi belirtileri görülebilmektedir. Anksiyete, ortada belirgin bir durum olmadığı halde, sık ve şiddetli oluyorsa anksiyete bozukluğundan şüphelenilebilir.

Anksiyete ile depresyonun belirtileri birbirine oldukça benzemekte ve ikisi ayrı ayrı görülebilirken, anksiyete ile depresyon birlikte de görülebilmektedir.

Depresyon ve Anksiyete’de Görülen Ortak Belirtiler

Ağrı, aşırı endişe, ajitasyon, dikkat toplamada güçlük, korku, kaygı, uyku problemleri (uykuya dalmakta ya da sürdürmede güçlük) , halsizlik, intihar düşünceleri, panik atak, gastrointestinal sorunlar.

Nasıl Başa Çıkabiliriz, Ne Yapabiliriz?

Anksiyete ile başa çıkabilmek için öncelikle anksiyete ile savaşmak yerine onu kabullenmek ve onu uzaktan izlemek yerinde olabilir. Kendinizi gözlemleyin ve sıklığını, şiddetini not edin. Ne zaman ve hangi durumda zirveye çıktığını hangi durumlarda düştüğünü gözlemleyin. Sanki hiç anksiyete yaşamıyormuş gibi hareket etmeye çalışın. Anksiyete ile birlikte hareket etmeye çalışın. Bu sırada nefes egzersizleri yapabilirsiniz. Normal bir şekilde yavaş yavaş nefes alıp verin. Bunları yaptığınızda anksiyeteniz azalmaya başlayacak ancak korkunuz devam ediyor olabilir. Ancak korktuğumuz şey başımıza çoğu zaman gelmez.

Kendimizi tehdit altında hissettiğimizde olumsuz işaretleri, yapılan, var olan hataları normalden daha kötü bir biçimde yorumlama eğiliminde oluruz. Hatta normal şeyleri bile kötü olarak görmeye başlayabiliriz. Bu da yaşadığımız sorunu daha büyük olarak görüp çözmemizi engeller ve görülen belirtilerin artmasına sebep olabilir. Kendinize “Bununla başa çıkabilirim, bu güce sahibim.” şeklinde telkinde bulunabilirsiniz. Ancak öncelikle, başa çıkamıyorsanız ve hayatınızın düzeni bozulmuşsa bu konuda psikolojik destek almanız çok daha doğru olacaktır.

Depresyon ile başa çıkabilmek için öncelikle akılcı olmayan düşüncelerimizi fark edebilmemiz gerekir. Zihnimizde kurduğumuz otomatik düşüncelerin yeri, mantıklı yanıtlar ile değiştirilmelidir. Örneğin, “Kimseyle konuşmak istemiyorum halim yok.” otomatik düşüncesi yerine, “Öyleyse bunu yapmam için kimse zorlamıyor, şu an yapmayabilirim. Ama en azından yataktan çıkıp kendim için bir şeyler hazırlayıp yiyebilirim.” düşüncesini koyabiliriz. Olumsuz düşünceler arasında boğulduğumuzda bunlara ek olarak depresif ruh hali hissederiz ve acı veren duygularımız yoğunlaşır. Depresyonda olduğumuzda yaşadığımız duygulardan biri değersizliktir. Birçok açıdan, kişi kendisini yalnız, yetersiz ve değersiz görür. Kişi kendini suçlama, kötüleme davranışları gösterir. Depresyonun şiddeti fazlalaştığında bu duygular da artış gösterir. Bunun için, düşük olan özgüveni yükseltmeye çalışarak, olaya ait farklı bir bakış açıları kazanarak durum aşılabilir. Bunları yapabilmek için bir psikodestek almak uygun çözüm olacaktır. Kişi kendine destek olmak amacıyla aşağıda verilen örnekler gibi, kendine uygun çözüm olacak cevaplar verebilir.

“Başka birisi beni sevmezse mutlu olamam, değerim yok gibi hissederim.” düşüncesi yerine “Benim değerimi o kişi ya da kişilerin sevmesi göstermiyor, öncelikle ben, ben olduğum için değerliyim.” düşüncesi koyulabilir.

“Öz kontrol becerim yok, derslerimde hiçbir zaman başarılı olamayacağım.” otomatik düşüncesi yerine, “Bir süre çalışıp sonra mola verebilirim ve bunu zamanla artırabilirim. Bu durumda çabalamam çok değerli. Zamanla emeklerimin karşılığını alabilirim.” düşüncesi koyulabilir.

“Bana haksızlık yapıldığında öfkelenirim çünkü buna hakkım var.” düşüncesi yerine “Tüm insanlar zaman zaman öfkelenebilir. Ancak önemli olan, öfkelenmek bana yarar sağlıyor mu, bana zararları neler?” düşüncesi koyulabilir.

“Bir şey için çok çalıştığımda mutlaka karşılığını almalıyım” düşüncesi yerine “Her zaman ve her şeyde başarılı olabilmek mantıklı değil. Ben mükemmel değilim ve olmak zorunda da değilim.” düşüncesi koyulabilir.

“Ben o kişiyi seviyorsam o da beni sevmeli.” düşüncesi yerine “ Herkes birbirini sevmek zorunda değil ve herkesin birbiri ile kafası uyuşmak zorunda değil. Ben birisini sevsem de onu beni sevmek için zorlamam doğru olmaz. Beni de sevecek birisini bulabilirim.” düşüncesi koyulabilir.

 

YORUMLAR

WORDPRESS: 0
DISQUS: 0